Grup Şirketlerimiz Site Haritası İletişim Anasayfa


Başlarken...


Merhaba...
Burada yazdıklarımın sizin için birer “ipuçu” olup olmaması sadece size bağlı. Aslında bu bir giriş yazısı kıvamında sanırım. Bir tanışma, kokteyl partisi gibi...

Okul hayatı, iş hayatı veya hayatın herhangi bir alanında, hep akılda tutulmasının hoş olduğunu (zorunda olduğunu değil ama!) düşündüğüm bir şey var: Yukarıda adı geçen tüm bu “hayatlar”da aslında hep aynı oyuncuyuz.

Yeni bir işe girdiğinizde daha disiplinli olacağınızı düşünüyorsanız beklemenize hiç gerek yok, okulda iken disiplinli miydiniz ona bir gözatın. İş hayatınız olunca kendinize güveninizin geleceğini düşünüyor ya da güven ancak ünvan/şirket ismi ile gelir diyorsanız, evde kendinizi ortaya koyarken gösterdiğiniz güveninizi şöyle bir değerlendirin. Önünüzde uzanan yolu netleştirmek için plan yapmaya yanaşmıyorsanız hiçbir İnsan Kaynakları sizin için o “yol”u sizin istediğiniz gibi belirleyebiliyor olmayacaktır. Yazınının en başında da söylediğim gibi her şey sadece size bağlı.

Tabii ki demek istediğim “hiçbir şey değişmez aynı kalır” değil. Üzerine büyük binalar inşa etmek istediğiniz zemin zaten elinizde, şu an halihazırda mevcut demek istiyorum. Geliştirilmesi gereken yanlarını yaşadıkça öğreniyor olacaksınız.

Kendinizden keyif almadıkça iş hayatından keyif almak çok da kolay değildir. Doktorumun odasının duvarında bir yazı vardı beni her seferinde düşündüren: ”Buraya gelen herkes bizi mutlu etti; kimi gelmesiyle, kimi gitmesiyle...” Gittiğiniz yerlere gelmenizle mutluluk getirmenizi dilerim.

Aliye GÜRKAN
Ata Finans Grubu
TKY & İK Müdürü
İş hayatında nasıl giyinmeliyiz ?


Aslen yaptığımız işle ve çalıştığımız ortamla belli bir uyumu yakalamak, tarzımız konusunda da belirleyici olmaktadır.

Nasıl ki bir iç mimar ile bir bankacının aynı giyim tarzını benimsemesi beklenmez ise, şirket içinde çalıştığımız birime bağlı olarak, depo bölümünde fiziksel performans gerektiren bir görev ile müşteri ilişkilerinde sürekli müşteri ile temasta olan bir pozisyon da bu anlamda birbirlerinden ayrılacaktır. Ayrıca çalışılan şirket içindeki “Kurum Kültürü” de yine giyim tarzımızda dikkate almamız gereken hususlardan biridir.

“Beyaz Yakalılar” olarak tabir ettiğimiz, fikren ve beyinen üretim yapan ve daha çok masa başında çalışan bu kitle için ise iyi giyinmek fark yaratmanın belkide en önemli yollarından biridir. “Beyaz Yakalılar” dikkate alındığında, konuyu Kadın ve Erkek olarak daha detaylı incelersek, genel kabul görmüş şu kurallardan bahsetmemiz mümkün olabilir;

Bayanlar

Çalışan bir kadınsanız biraz erkek egemen bir ortamdasınız demektir. Bu durum asla kadınca giyinmenizi engellememeli, kadınlığınızı gölgelememeli. İş hayatında giyinmenin altın kuralı, iş kolunuzun geleneklerine uygun ama kendinizi yansıtan bir tarz belirlemenizdir. İşinize ciddiyetle yaklaşımınızı ve becerinizi vurgulayacak zarif, temiz, uyumlu ve iyi dikilmiş kıyafetler seçin. Etek, pantolon takımlar, gömlekle kombine edilmiş etek ve pantolonlar, düz kesim elbiseler ideal olanlardır.

Hoşunuza gitmeyecek bir konuma düşmemek için çok kısa etekler, vücudunuza yapışan kıyafetler ve derin dekolteler kullanmayın.

Renk Paleti
Çok canlı renkler seçmeyin ama kendinizi gri tonları içine de hapsetmeyin. Evet, gri, iş hayatında çok alışıldık ve ağırlık veren bir renk ama aynı etkiyi bırakabilecek başka renkler de var. Yeşil, bordo, lacivert, siyah, kahverengi, bej, toprak tonları ve lâl gibi renklerle gardrobunuzu çeşitlendirin.

Aksesuarlar
Her detayı düşünün! Ayakkabılarınız topuklu veya topuksuz olabilir ama mutlaka temiz ve cilalı olmalı. Çantanız hem kıyafetinizle uyumlu hem de çalıştığınız iş koluna ve konumunuza uygun olmalı: boncuklu bir çanta ile bankacılık sektöründe çalışmanız pek uygun olmaz! Abartısız ve zarif takılar kullanın; ama annenizin inci kolyesi ile de kendinize olduğunuzdan daha yaşlı bir hava vermeye çalışmayın!

Makyaj
Canlı renklerden, koyu ve yoğun uygulamalardan mutlaka kaçının. Sade ve doğal bir makyaj yapın: gözlere hafif gölgeler, iki kat rimel, biraz allık ve ruj.

Saç
Saç, genel görünümde son derece etkilidir. Asla yağlı, kirli ve boyası gelmiş bir saçla işe gitmeyin. Rahat etmek için saçınızı toplayın; böylece sürekli düzeltmek zorunda da kalmazsınız. Kibar, kıyafet renginizle uyumlu tokalar tercih edin: payetli kelebek tokaları günlük hayatınıza bırakın!

Parfüm
Asla ağır kokular kullanmayın. Hafif, çiçeksi aromalardan yapılmış parfümleri tercih edin. Parfümünüzle banyo yapmayın, az sıkın, gerekirse tazelersiniz.

Erkekler

Kıyafet Seçimi
Erkek çalışanlar nispeten daha az seçeneğe sahip olsalarda, özellikle kravat veya üst cep mendilleri gibi aksesuarlarla süre gelen monotonluğu kırabilirler. Takım elbise yada birbirinden farklı ceket ve pantalon ile kobinlenmiş kravat, gömlek ve makosen ayakkabıdan oluşan klasik bir tarz benimseyin.

Renk Paleti
Renk seçiminde ise pantalon ve cekette lacivert, siyah, gri, kahverengi, bej, gömlekte ise mavi, beyaz gibi klasik renkler uygun olacaktır. Çok klasik gibi görünsede erkekler için kendisine ait bir tarz yaratmanın yolu kravat, saat, üst cep mendili gibi aksesuarlardan geçer.

Saç
Erkekte saçın çok uzun yada çok kısa olmaması esas olmakla birlikte, fiziksel yapı itibariyle farklı tarzlarda benimsenebilmektedir. Tabiki herşeyden önce temiz ve bakımlı olunmalıdır.

Parfüm
Çok kuvvetli ve ağır kokulardan kaçınılmalı, kokuya alerjisi yada hassasiyeti olabilecek çalışanlara bu anlamda saygı gösterilmelidir.

Bütün bunların dışında bazı şirketlerde Cuma günü rahat kıyafetlerin serbest bırakıldığı günler olarak belirlenebilmektedir. Ancak bugünlerde dahi ölçü kaçırılmamalı, şort, eşofman veya ev kıyafetleri ile işe gidilmemelidir.

İnsanın giyim tarzı kendisine olan güvenini direkt olarak etkilediği gibi aynı zamanda kendisine duyduğu saygının ve verdiği değerin de bir göstergesidir. Bu anlamı itibariyle yöneticilerin terfi ve yeni pozisyon atamalarında, kişinin giyim tarzını da önemli bir kriter olarak değerlendirmesi sürpriz olmayacaktır.

Tamer YILMAZ
Escada
Genel Müdür